şöyle söyleyeyim
Mahkumlarla ilgili kararlar hep iş işten biraz fazla geçtikten sonra alınıyor. İstanbul’a nakledilirlerken minibüsün yanması sonucu beş kişinin feci şekilde ölmesinden beş gün sonra uzaktan ifade alınmasına yönelik tebliğ yayımlandı. Artık mahkumlar ifadeleri alınmak üzere başka bir şehirdeki mahkemeye korkunç şartlarda taşınmak yerine online video chat ile ifade verecekler. Peki bu kararın alınması ya da kamuoyunda tartışılır hale gelmesi için 5 kişinin yanarak ölmesi mi gerekiyordu? Mahkumların beden ve ruh sağlıklarının devletin kesin güvencesi altında olması gerektiği gerçeği ne zaman kabul edilecek?
(kaynak: Taraf - 21.09.2011)
İfade vermek için Van’dan İstanbul’a getirilirken cezaevi nakil aracında beş mahkûmun hayatını kaybetmesi üzerine jet hızıyla bir tebliğ yayımlandı. 15 gündür Başbakanlık’ta olduğu belirtilen tebliğname eğer beş gün önce uygulamaya konmuş olsaydı, büyük olasılıkla bugün hayatta olacaklardı. Beş gün önce Kayseri-Malatya karayolunda feci şekilde yanarak hayatlarını kaybeden Sinan Aşka, Akif Karabalı, İsmet Evin, Abdülsettar Ölmez ve Medeni Demir’in yaşamlarını geri getirmeyecek olsa da bundan böyle tutuklular mahkeme safhasında ifade vermek için uzun nakiller yapmak zorunda kalmayacaklar.
Resmî gazetede yayınlanan kararnameye göre tutuklu ve hükümlüler, soruşturma ve kovuşturma safhasında bir yerden başka bir yere gitmelerine gerek kalmadan video konferans sistemi ile bulundukları yerden ifade verebilecek. Yönetmelikle bundan sonra hükümlü ve tutukluların, bulundukları yer dışındaki mahkemelere gönderilmeden, video konferans sistemi ile ifade ve beyanları alınacak. Yönetmelik, soruşturma ve kovuşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece dinlenilmesine gerek görülen kişilerin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi kullanılarak dinlenilmesi, kayda alınması, saklanması ile bunun için gerekli teknik altyapının kurulmasına ilişkin esas ve usulleri düzenliyor. …
Dosyada gizlilik kararı da kaldırıldı
Tebliğin jet hızıyla yürürlüğe girip, resmî gazetede yayınlanması akıllara bunun hayata geçirilebilmesi için beş mahkûmun ölmesi mi gerekiyordu sorusunu getirdi. Kurbanların aileleri Adalet Bakanlığı hakkında dava açmaya hazırlanırken, soruşturmayı yürüten savcılık ise suçlusu bile henüz olmayan dosyaya önce gizlilik kararı koydurdu. Ancak medyada ve kamuoyunda yükselen tepkilerden sonra gizlilik kararı yine jet hızıyla dün kaldırıldı. …